Ön-Sözümüz
Teknolojik buluş ve gelişimlerin her geçen gün ve hatta başımızı döndürecek hızla günlük yaşantımıza girdiğinin farkında mısınız? Çoğu zaman şaşkınlıkla izlediğimiz bu yeniliklere günlük yaşantımıza geçirmede ne kadar zorlanıyoruz öyle değil mi? Geçmişteki yaşam ve iş yaşantımızı şöyle bir düşünün. Geçmişte kurgu filmler de izlediğimiz hayaller ve senaryolar bugün yaşamımıza girmiş durumda.Peki, bundan beş yıl sonraki yaşantılarımızda neler değişebileceğini şimdiden hayal edebiliyor musunuz? Teknolojik gelişmeler bu kadar hızla devam ederken ticari yaşantımızda ilk başta ticari sınırları (küreselleşme) sonrasında kamu özelleştirmelerini kaldırdı. Bu değişimlerle birlikte rekabet ve fırsatlar da bazı değişimlere bu değişimler ile iş yaşantı ve rekabette her şey yer değiştirdi.
Aslında yeni diye düşündüğümüz buluşların birçoğu çok önceden keşfi yapılmış durumda. Hatta bazı buluşlar zaman içinde ekonomik olmamaları ve zamanlamalarının uygun olmayışları nedeni ile yaşama geçememiş olduğunu görüyoruz. Ancak bunları hayatımıza geçmeye başladıklarında farkına varmaya başladık. Bu buluşlar ile birlikte iş dünyasında hızlı değişimlere tanık oluyoruz.
Neye İnanıyoruz?
Mesleğimiz ile ilgili hizmetlerimizi yerine getirirken mesleki etik kodlar ile profesyonel standartları gelişimini benimsetmek ve gözetmek olduğuna, mesleğimizin yönetim bilimi olarak benimsenmesini sağlarken, uluslararası mesleki bilimlerindeki gelişmeleri yakından takip edip ulusal baz da sektörsel yönetim tarzları oluşturup katkıda bulunacağımıza inanıyoruz.Yönetim tarzları oluşturup katkıda bulunacağımıza inanıyoruz.Gelecek bakışımızda (vizyon) ulusal düzey de danışmanlık hizmetinin güçlü temsilcisi ve platformda mesleki referans noktası olmayı hedefliyoruz ve en üst seviyede uzmanlık seviyesine ulaşırken yeni araştırma ve eğitimler yoluyla hizmetlerimizin gelişimine katkıda bulunup, ulusal ve uluslar arası kaynaklardan elde ettiğimiz bilgi-deneyimlerimizi hizmet verdiğimiz kurumlar ile paylaşarak sürekli bir bilgi akışı sağlayacağımıza inanıyoruz.
İlişkilerimizde aktif ve pozitif bir tutumla çalışırken ve yeni öncelikler (misyon) üstlenerek; hizmet verdiğimiz kurum ile çift yönlü, sağlıklı ve sürekli bir iletişim içinde olmasını sağlamak istiyoruz.Mesleki performansta yüksek standartları, itibarlı bir profesyonelliği ve meslek ahlak ilkeleri’ni benimseyerek ve bunları iletişimde mükemmelliğin koşulları sağlayacağız.
Öyküm-üz
Geçmiş uzun yıllar profesyonel iş yönetimlerinde yer almanın tecrübesi ile farklı sektörlerde yeni projelere ve değiş-imlere liderlikler yaptık. Yönetimlerin bütün bölümlerinde yer alırken satış ve ticari pazarlama "satış güdümlü pazarlama" olgusunu, çalıştığımız kurumlarda temellini attık ve yaşama geçirdik.Çalışma hayatına ilk kurumların en küçük basamaklarında başladık. Her zaman müşterilerimiz ile yüz yüze geldik, konuştuk, ticaret yaptık, dostluklar kurduk. Her geçen gün daha üst yönetimlerde yer almaya başlarken bile hiçbir zaman gözlerimizi müşterilerimizden ayırmadık. Kendimizi yönetimde ve yönetim tekniklerimizi geliştirirken her şeyi gene müşterilerimiz öğretti bize. İşimiz yönetirken yönetim biliminin tüm bilimselliğini kabul ettik ama aynı zamanda yönetimin sanatsal yanlarını olduğunu da keşfettik. Ve profesyonel iş yaşantısına devam ederken şunu fark ettik. İşler hakkında en iyi fikirlerimiz biz işte olduğumuz sürece tamamen gerçekleşemiyor. Çünkü işi yönetirken karşımızı birçok engel çıkıyor. Buna en büyük engel çoğu zaman üst yönetim bazen aynı düzeyde bir yönetici arkadaşlarımız olabilirken ama çoğu zaman da işin hissedarları (patron) olabiliyordu. Şunu da öğrendik; en üst seviyede yönetimler değişim ve gelişimi içtenlikle istemiyorlarsa bu hayata geçemiyor.
Sizce...
Dünyadaki bilgi ve teknolojik gelişmeler baş döndürücü şekilde değişirken bu değişime kurumlarımızda yakalayabiliyor musunuz? önce küreselleşmeyi sonrada değişen rekabet koşullarını getirirken farkına vardık ki; Müşterilerimiz ve tüketicilerimiz biz ve ekiplerimizden daha önde bilgiye sahip olmuşlar.Bu hızlı değişimlere sadece kişisel olarak değil kurumca ayak uyduruyor muyuz?
Hatta bu değişimlere de öncü olabiliyor muyuz?
Bunu tespit etmenin en doğru yolu bazı soruları samimi yanıtlarını bulmaktan geçiyor. Bu soruları kendi yapılanmanızda hem gözlemci hem de yanıtlayan olarak kendi kendinize sormanızı öneriyoruz.
Aşağıdaki sorulara verdiğiniz yanıtlardan birinde sorun olduğunu düşünüyor veya hissediyorsanız değişim sizi zorlamaya başlamış demektir. Artık değişimin yönetimine el atma zamanınız gelmiş demektir.
Unutmayın; problemlerinizin üzerinde kuluçkaya yatarsanız, mükemmel civcivleriniz olur.
Sizce?
Yöntemlerimiz
Sizlerin gereksinme duyacağınız ve oluşacak projelerinizde yer almaya Başladığımızda sizlere dört aşamalı yaklaşımda bulunuruz.1- Aşama: Ölçme-analiz-değerlendirme; TTeşhisin değerini bilerek bir strateji ve süreç yönetimine karar vermeden önce yönetim ve tüm çalışan bireylerle ortak veri toplarız. Bunlar bazen kurum içi kaynaklarından bazen de dışarıdan yapacağımız ölçümlemeler olacaktır. Ölçümlerle birlikte çıkan analiz değerlendirmeleri yönetim kadrolarıyla değerlendirmeye açılmaktadır. Bu değerlendirmeler bir sonraki stratejik planlamanın ön çalışmasını oluşturacaktır. Hazırlanan her ölçümlemenin kurumunuzda her yıl yapılabilir ve tekrar edilebilir standartlar olmasına özen göstermekteyiz. Böylece ölçümlemeler sağlıklı sonuçlarla objektif değerlendirmeleri verecektir.
2- Aşama: Stratejik planlama; Stratejileri oluştururken çalışanlardan, rakiplerden, müşterilerden, iş ortaklarımızdan ve sektördeki gelişmelerden faydalanıyoruz. Bu bilgi yumağı belli bir disiplin içinde yoğrulup, doğru stratejilerin bulunmasında önemli sonuçlar verecektir. Ulaşılan sonuçlarla verilen karar gideceğimiz hedefi ve yol haritamızı çıkarmış olacaktır. Stratejik planlama yapma aşamasındaysak bu dönemde her türlü stratejik matris ve teknikler kullanılacaktır.
Hangi Koşullarda Biz Danışmanlara İhtiyacınız Olur?
Kişisel Sağlık dönemlerimizde bir hekime her zaman ihtiyacımız olmadığını düşünürüz. Ancak sağlığımızın bozulduğu dönemler de bir hekime duyduğumuz ihtiyacımızı da kaçınılmazdır.Sağlığımızın bozulduğu dönemlerde acilen hekime gittiğimiz dönemlerde olduğu gibi kurumlarda verimsizlikler, kayıplar, çatışmalar ve sorunlar birikmiş ve artık son safhadadır.
Genellikle yönetimlerin böyle dönemlerde danışmanlara temas kurulduğu ortaya çıkmaktadır.
Danışmanlık konusu itibarı ile oldukça geniş bir kavramdır. Ama hangi konuda sorununuzun olduğunu öğrenmek ve kontrol altına almak istiyorsanız da belki bir danışmana (hekime) gereksinme duyacaksınız.
Danışmanlık hizmetinde ihtisaslaşmada son dönemlerde potansiyel satın alma ve birleşmelerde olduğu gibi piyasa koşullarında finansal denetim, süreç yönetimi, marka ve satış stratejilerinde farklı hizmet almak gerekebilir.
Danışmanlık konusunda bizlere gereksinmeniz olduğunuzu düşündüğünüz andan itibaren değişim başlamış demektir.
Süreç Yönetimleri
Yönetimde bulunan kişiler bir yandan günlük işleri yaparken ile diğer yandan kalite ve verimliliği artırmaya yönelik çalışmalarını yaparlar. Verimliliğin artışını sağlayacak süreçlerini düzenlemesinde çalışanların sorumluluk dağılımlarını ve kurum içinde iş süreçlerinin daha belirgin bir yapı ile anlaşılabilir duruma getirmeye çalışmaktadırlar.Piyasa koşullarının hızlı değişimi ve operasyonların giderek büyümesi kurumların süreçlerini tekrar gözden geçirmesini zorunlu hale getirmektedir. Yönetimler iş hızlarını artırmak için süreçlerini tekrar gözden geçirmek ve yeniden tasarlamak zorundadır. Süreçlerin daha kısa ve hızlı oluşmasını sağlaması gerekmektedir.
Süreçlerin tespitinden sonra yönetim prosedürlerinin oluşturulması amacı görev, yetki ve enformasyon arşivlerinin oluşmasını sağlayabilmektir. Yapılan standartlaşma kuralları sadece sorumlulukları belirlemez aynı zamanda yönetimi de otomatik pilota bağlayacaktır.
Ancak bazen bu kurallar zinciri ironik bir şekilde optimize etmekle birlikte bazen organizasyonun altını oyabilir.

Çalışana Misyon Vermek
Son dönemlerde kurumların tanıtım sayfalarında geniş görüşlülük (vizyon) ve amaç (misyon) kelimeleri artık havada uçuşur olduğunu gözlemliyoruz.Bu felsefi kelimelerin kurumların günlük iş yaşantılarına çokta yansımadığını da görebilirsiniz. Hatta uzun yıllar aynı kurumda çalışanlara geniş görüşlülük ve amaçlarını sorun göreceksiniz bu konularda hiçbir şey ifade edemeyeceklerdir.
Peki, Misyon Nedir?
Çalışanlara kurumdaki amaçlarını (misyon) onlara sanatsal yaklaşımlarla vermek ve zaman içinde tekrar tekrar hatırlatmak neden önemlidir?
Misyon, bir işletmenin varlığının temel amacıdır. Gelecekte olmak istediği yer, şu andaki durumu, toplumdaki imajı ve yöneticilerin dünya görüşüdür denebilir.
Kurumların tabiî ki bir misyonu (üstlendiği görevler) vardır. Bununla birlikte çalışanların çalıştığı kurum içinde de ayrıca bir misyonları vardır.
Kurumlarda geniş görüşlülüğün (vizyon) anlatımı, beraberinde yeni amaçlar ve hedefler getirirken, yöneticiler için misyon anlatımı bu hedeflere ulaşmak için geçerli davranış değişikliği anlamına gelir.
İşe Alma ve Alıştırma Dönemleri
Sizde işe alma süreçlerinde yoksa hala Hamili kartı getiren yakınlarınız yöntemini uyguluyorsunuz? Pek çok kurumda olduğu gibi tanıdıklarını yerleştirme eğiliminin sizde de devam ediyor mu?İşe alma yöntemleri de ilişkiler (hamili kart yakını) ile iş ve eleman bulmanın hala daha sık sık başvurulan yöntemlerden en yoğunu olmakta devam ediyor.
Çalışan bulma yöntemlerde paylarda yazılı basın ile %50,tanıdık vasıtasıyla %23,şirkette yazılı başvuru ile %16, internette İK siteleri ile %14, danışmanlık şirketleri ile %3,şirkette direk başvuru %3 ile işe alım yapılmaktadır. Özellikle aile şirketlerinde tanıdık ile işe alma oranı %80 ‘leri bulabilmektedir.
Bu neticeler bize çalışan alımlarında hala gerçek değerlendirmeler yapılmadan alım yöntemlerine devam edildiğini gösteriyor.
Tüm kurumlarda çalışanlarımızı incelediğimizde tamamen benzer işgücünden, görgüden, eğitimden ve yaşam kalitesinden geldiklerini görebiliriz.Çoğu zaman Sektördeki çalışan hak ve ücretlenmelerinde diğer sektörlere benzer haklarında verildiğini büyük bir farklılaşmada olmadığını da söyleyebiliriz.
Peki sizin farkınız ne olacaktır.?
Ticari Pazarlama
Artan rekabet, değişen tüketici eğilimleri ve satış kanallarında hız ve esneklik daha önemli hale gelmiştir? Bu değişimler ile yepyeni kavramlar ve iş süreçleri oluşmuştur. Ticari pazarlama olarak adlandırılan bu yeni kavram birçok sektör ve kurum tarafından bilinmemektedir. Ticari pazarlamayı (Trading Management olarak ta isimlenir) bünyesine yerleştirmiş kurumlarda bu kavramda çok farklı görüşlerin ve işleyişlerin oluştuğunu gözlemlemekteyiz.En başta bu yeni kavramın ne olduğuna anlamak ve buna karar vermek gerekir.
Bir görüşü göre; Ticari pazarlama, toptancı, perakendeci, dağıtıcıya yönelen ve bunların taleplerini arttırma çabalarına deniyor. Ticari pazarlama yoluyla, perakendeciler Ticari reklâm, kişisel satış, toptan fiyatlandırma, ödeme seçenekleri, iade hizmetleri, özel teşhir izinleri, alım özendirme destekleri gibi pazarlama araçlarından yararlanılıyor. Burada ki amaç aynı zamanda imalatçı firmalar böylece dağıtım kanalları nezdinde daha kabul görebilir bir pozisyona getirmektir.
Bu görüşe göre; Satış yönetimleri müşteri yönetimi ile ilgilenmesi gerekirken bu tanımda ticari pazarlama hem müşteri hem tüketici ile ilgilenmektedir. Satış yönetimi ile ticari pazarlama yönetimi kavramları karışmış durumda.
Stratejik Planlama ve Yönetim
Stratejik planlama hızla değişen koşulların kurumun hedeflerine ulaşabilmesi için doğru stratejiler geliştirmenizi, bu stratejileri etkin uygulamanızı ve sonuçlarını değerlendirerek gerçek hedefe doğru ilerlememizi sağlamaktırStratejik planlama sırasında “doğru şekilde mi yapıyoruz?” sorusunu sormanızı sağlar. Stratejik planlama ve yönetim geleceğe odaklıdır.
İşimizin başarılı bir şekilde kurmak veya yürütmek üzerine olacak her türlü planlama stratejik planlamayı bize tarif eder, Bazen bir şirkette değer yaratmak bazen Rakiplere göre daha başarılı olmanın bir yolu da doğru stratejileri bulmadan geçer. Ayrıca planlamanın başarılı bir şekilde uygulamadan geçiyor.
Stratejileri oluştururken teknoloji, çalışanlardan, rakiplerden, kanuni yükümlülüklerden, müşterilerden, iş ortaklarımızdan ve sektördeki gelişmelerden faydalanıyoruz. Bizim için, bu bilgi yumağının nasıl bir disiplin içinde yoğurup, doğru stratejilerin bulunabileceği en önemli konulardan bir tanesidir.
Doğru Strateji belirlemede stratejilerin süreç yönetimi belirlemek de en önemli konudur.
Biz stratejik planlama altı aşamada belirler ve eyleme geçiririz.
Zincir Parekende Mağazalar Stratejileri
Ülkemiz Avrupa’nın 9.büyük en büyük Perakende potansiyeline sahip bir ülke olması ile birlikte uluslar arası perakende zincir grupları yerini hızla almaya başladı. Perakende satış kanalları bu sebeple artık küresel yapıya kavuştular. Toplu alımlar ve aynı grubun içinde farklı satış stratejileri kendi içlerinde farklı kanallar açmaya başlamış durumdalar"Avrupa’da Sınırlar Ötesi Perakendecilik" araştırmasına göre; 2007 Ocak – 2008 Aralık döneminde Türkiye’de 1 milyon m2’ye yakın yeni alışveriş merkezi alanının açılması, uluslararası perakendeci taleplerini hızlandırdı. Aralarında Prada, Chanel ve Dior gibi lüks markaların yanı sıra Gap, Muji ve Banana Republic gibi küresel perakendecilerin de bulunduğu pek çok marka bu gelişmenin ardından, Orta Doğu ve Kafkaslar’a genişlemek için mükemmel bir geçiş olarak gördükleri Türkiye pazarına girdiler. Daha ülke pazarımıza devlerin tümüyle gelmiş durumda da değil; İngiliz Debenhams, Hollandalı Mdc, America’lı Lilies, Brooks Brother ve Herry Cotton, bijuteri de 50 m2 civarında mağazalar ile ilk adımlarını atan İngiliz firması Accessorize, yapı marketleri devlerinden Leroy Merlin ve Baumaxx ülkemize gelme planları yapıyor.
Yaşanan bu dönüşüm toplumun kaybeden kesimlerinde her ne kadar eleştirisel söylemler ve tepkilere yol açsa da sanayi ve ticaret bakanlığı tarafından...

Ho.Re.Ca Stratejileri
Yaşam tarzlarımızın değişimi insanları ev dışının daha fazla zaman geçirerek yeme, konaklama ve seyahat etme alışkanlıklarını da değiştirmiş ve tüketimin farklı kanallara doğru yönlendirmiştir. Artık tüketiciler daha hızlı yaşam tarzının getirdiği pratik tüketim yaşantı ihtiyaçlarını bir Restuarant veya işyerinde Catering firmasından karşılama yolunu seçmeye başlamıştır. Dışardan karşılanan bu ihtiyaç karşılama şekli de her geçen günde artmaktadır.
Alışveriş sırasında hazır yemek ve fast food yeme alışkanlıkları, seyahat ve konaklama sırasında ikramlar ile tüketim gereksinmelerini karşılayabilmekte, toplu kullanım alanlarında temizlik ve hijyende daha çağdaş ve teknolojik ürünlerle tercihlerini kullanmakta.
Artık Tüketim noktalarında ve Satış kanallarında hızla yapısal değişiklikler ve kanal değişiklikleri yaşanmaya başlanmıştır.
Perakende kanallarında ulusal zincir mağazalar önemli pay almaya başlarken tüketim alışkanlıklarının değişimi ile ev dışı tüketim olarak tanımlanan pazarda da önemli artışlar gözlemliyoruz.

Ölçme ve Analizin Değeri
Bizler işlerimizi yönetirken, işlerini planlarken ve yaparken bunları sağlayan tek şey sahip olduğumuz yeteri kadar bilgidir. Bizler bu bilgiler genel başlıkları ile temel, verimlilik, yeterlilik ve kaynakların kullanımına ilişkin bilgiler olarak sınıflandırabiliriz. Yönetimlerde bazen alınan kararlarda temel bilgileri bile elde etmeden alındığını görebiliyoruz.Çoğu zaman pek az yönetim genellikle ne gibi bilgilere ihtiyacı olduğunu ve bunları nasıl organize edeceğine karar vermek için gayret sarf eder.
Bu bilgiler ulaşmak için geçmiş verileri ve karara konu olacak verileri ölçümleme ve bunda genel standartlarını belirlenmesi gerekmektedir. Elde edilen ölçüm değerlerini yorumlanarak analizinin yapılması ve karar öncesi kullanılabilir hale getirilmesi gerekir.
Bir amaca ve bir sorunu çözmeye yönelik belirli aşamalar içerisinde ve bir düzen dahilinde yapılan araştırmalar bilimsel olarak yapılmalıdır.
Yönetimler çoğunlukla bu kararları verme işini kendi organizasyonunda bulunan veri üreticilerine bırakma eğilimine girerler.(muhasebe, insan kaynakları vb. gibi). Bu veri üreticileri, yönetimin bilgi haline gelebilecek ne gibi verilere ihtiyacı olduğunu çoğunlukla da bilemezler.

Yöneticiye Güven Analizleri
Kurumların bir yandan kalite ve verimliliği artırmaya yönelik çalışmalarına değişimlere karşılık diğer yandan yeniden yapılanma ve değişim süreçlerinde belirsizlikler veriler ile zorlukları kurumda çalışanların güvenini azaltmaktır.Şirket küçülmeleri ve yönetim değişikliklerinde çalışanlar yöneticilerine kuşku ile yaklaşmakta, kurumuna, çalışma arkadaşları ve yönetime güvenmemektedir.
Düşük Güven oluştuğu ortamlarında yönetim ve çalışanları karşı karşıya getirip, kişisel performansı olumsuz etkilemektedir.
Kuruluşlar çalışanlarını görev tanımları ve performans değerlendirmeleri ile tersi olarak bu yöntem ile; çalışanın güven ölçme yöntemi, alt kademede ki çalışanın bir üst yönetime doğru yapacağı güven değerlendirmesi kuruma farklı bir yaklaşım ve bakış açıları getirecektir.
Çalışanlar yöneticileri ile etkileşimlerinden çıkarımlar yaparak kuruma olan güvenlerini hakkında muhakeme yaparlar.
Kuruma ve yöneticiye güven birbiriyle olumlu ve anlamlı olarak ilişkili olmalarına rağmen iki ölçümün ayrı ayrı öncelleri ve sonuçları vardır.

Kuruma Güven Analizleri
Kurumlar bir yandan kalite ve verimliliği artırmaya yönelik çalışmalar yaparken diğer yandan yeniden yapılanma, muhtemel değişim süreçleri ile oluşan belirsizlikler mevcut çalışanların kurumlarına olan güvenini azaltmaktır.Şirket küçülmeleri ve yönetim değişikliklerinde çalışanlar yöneticilerine kuşku ile yaklaşmakta, kurumuna, çalışma arkadaşları ve yönetime güvenmemektedir.
Düşük Güven oluştuğu ortamlarında yönetim ve çalışanları karşı karşıya getirip, kişisel performansı olumsuz etkilemektedir.
Çalışanın kurumuna olan güvenin alan araştırması yöntemi ile ölçümlenmesi ve analizlerinin yapılamasıdır. Buradaki amaç çalışanın kurumuna olan güven değerlendirmesi kuruma farklı bir yaklaşım ve bakış açıları getirecektir.
Kuruma güvenin ölçerleri algılanan örgütsel destek, dağıtım ve işlevsel adalettir.
Çalışanlar, sürekli kurum ortamını gözlemleyip çalışanların rolleri hakkında görüş edindikten sonra kuruma güvenip güvenemeyeceklerine karar verirler.
• Kurumda sessiz, sakin, enerjisiz ve sadakatin düşük olduğu bir ortam varsa,

İş Arkadaşlarına Güven Analizi
Şirket küçülmeleri ve yönetim değişik liklerinde çalışanlar kurum ve çalışma arkadaşlarına bir çoğu zaman kuşku ile yaklaşmakta ve güvenmemektedir.Bir insana iş hayatında başkalarına nasıl güvenilir?
Çalışırken açık sözlü olmasını bekleriz, ihtiyacımız olduğunda yanımızda olmasını isteriz, zaman zaman sorunların üstesinden gelmek için birilerinn yardımını istediğimizde yanınmızda olmasını isteriz.
İş yaşantımızda da güvenimizi kaybetmek yalanla başlar, samimiyetsiz sözlerde filizlenir. Söylediği sözlerin arkasında kalıyorsa kayıplar başlar.
Çalışanlar kendi aralarında biribirleri ile kurum ve yöneticileri hakkında görüş alışverişi yaparken kendi aralarında sohbetlerinde oluşan sohbet konuları ile kurum içinde eylem farklılıklarını gözlemlerler. Bunlar arasında farklılıklar var güven sorunları baş gösteririr. Düşük Güven oluştuğu ortamlarında çalışanları biribirleri ile karşı karşıya getirir.Hatta çatışmalarada sebep olabilir.İş paylaşımını en aza indirerek kişisel perfonmansı olumsuz etkilemektedir
Çalışanların iş arkadaşlarına güveni çok önemlidir, çünkü kişiler çoğu zaman yöneticilerinden daha güncel ve uygulanabilir bilgilere...

Bölümler Arası Güven Ölçümleri
Kurumların bir yandan kalite ve verimliliği artırmaya yönelik çalışmalarına değişimlere karşılık diğer yandan yeniden yapılanma ve değişim süreçlerinde belirsizlikler veriler ile zorlukları kurumda çalışanların güvenini azaltmaktır.Fonksiyonel Bağımlılık Örgüt içinde gerçekleştirilen bir takım işler ve bunları yapan birimler arasında fonksiyonel bağlılıklarda oluşturmaktadır.
Bölümlerin kendi içindeki bu bağımlılık ile işte gelen aksamalarda, kaynakların kullanımında yönetimlerindeki değişim ve belirsizliklerde, çıkar ve amaç farklılıklarından dolayı bölümler arası çatışmanın bir sebebi olabilirler. Bölümler kendi içlerinde oluşturdukları davranış tarzı ve iletişim farklılıklarından kaynaklı oluşan toplu davranışsal farkları diğer bölümler ile çeşitli çatışma ve güvensizlik gelişmeleri yaşatmaktadır.
Şirket küçülmeleri ve yönetim değişikliklerinde çalışanlar yöneticilerine kuşku ile yaklaşmakta, kurumuna, çalışma arkadaşları ve hatta bölümler arası ilişkilere güvenmemektedir.
Bölümler arası kabilecilik zihniyet ve çatışmalar ile oluşan düşük Güven ortamlarında bölümler ve çalışanları karşı karşıya getirip, kişisel performansı...

Müşteri Güven Ölçümleri ve Değerlendirmeleri
Bir alıcı için satıcının en değerli özelliği, birbirlerine olan güven duygularıdır. Güven karşılıklı tesis etmiş ise bu ilişki uzun vadede devam edecektir. Birçok kurumda ve müşteri ilişkilerinde güvenin ne anlama geldiğini yanlış anlamaktadır.Müşterilerimiz ile olan güven satın alınamayacak kadar değerlidir
Güven yaratılabilmesinde, bazı yanlış düşünceden kurtulmaları ile söz konusu olmalıdır.
Güveni, yalnızca rekabet avantajı kazanma taktiklerinden biri olarak görmemelidir.
Gerçek güvenin, uzun dönemler de kâr getirme gücünü küçümsemek gerekir. Müşterilerimiz bizim önerdiğimiz her fikre ve eyleme saldıran ve kabul eden kişiler değil, onlar iletişim ve ilişki içerisinde olduğunuz “bireyler”. Her ilişkide olduğu gibi marka-müşteri ilişkisinde de güven çok önemli bir kavramdır
Uzun soluklu ilişkiler için de güven ve dürüstlük şarttır. Robert Bosch’un “Müşterilerin güvenini kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih ederim.” sözü klişeleşmiş olsa da Bosch, güvenin uzun dönemde kendisine daha fazla kazandıracağının farkındadır.
Eğitim Bileşenleri İhtiyaç Analizleri
Dünyamızdaki küreselleşme ile yaşam boyu öğrenim faaliyetlerinin, çok daha önem kazandığını söylemek yanlış olmaz. Uluslararası ticari işbirliği ve ticaretlerine uyum sürecini çabuklaşmasını sağlamak, bizlerin yaşam boyu öğrenim faaliyetlerinin içerisinde yer alma çabalarını da getirmektedir. Her meslek dalında olduğu gibi bilgi hizmetlerinde çalışanlar da bu Faaliyetlerin aktif destekleyicisi olurlarken, kendi gelişimlerini de gerçekleştirmek durumundadırlar.İşlerin etkin yapılabilmesi için gereksinme duyacağımız birçok bilgi aslında hızla (yaklaşık olarak üç yılda bir) değişmektedir. Bu değişim gereksinmesi, kurumların eğitimde gitmesi gereken yön olarak gösterilen "Öğrenen kurum" gibi bir iş teriminin yerleşmesine de sebep olmuştur.
Kurumların değişimi yakalaması ve gelişimini çalışanların kişisel gelişim için eğitimlerin verilmesi ile kurumsal olarak ta genel bilgi, beceri, tutumlar değişmesi ile olacaktır.
Çalışanların kurum içinde aldığı eğitimlerle; Bireyin davranışlarında kendi edindiği bilgiler yoluyla, bilinçli olarak istendik davranışlar meydana getirme sürecinin sağlanmasıdır. Alınan eğitim yoluyla bireyin bilgi ve becerileri ile amaçları, beklentileri, tutumları, değerleri toplumca uygun görülen yönde isteyerek ve planlı-amaçlı...
Çalışan İş Analizleri ve Yetkinlik Yönetimleri
Bugün bir çalışanı seçme, eğitme ya da değerlendirmeden söz edildiğinde öncelikle işin yapısını bilme gereği kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Gerçekten de işi yakından incelemedikçe ve tanımadıkça çalışanı incelemek ve tanımak ya da iş ile çalışan arasındaki ilişkiyi tespit etmek çok zor olacaktır.Ama ilk önce yapılacak işin bilimsel değerlerle analizinin yapılması gerekmektedir.
İş analizleri sayesinde; mevcutta yapılan işleri ve bu işlerin yerine getirilebilmesi için olması gereken bilgi düzeyi, sorumluluk, nitelik ve yeteneklerine dair bilgi sağlıyoruz. İşlerin tam olarak yapıldığını tarif eden sistematik bilgiler toplanıp, işlerin yapılabilmesi için ulaşılması gereken standart performansları belirliyoruz. Standartlar oluştururken için işlerin nasıl yapılması gerektiği belirliyoruz.
Performans yönetimi için gerekli bilgi, beceri ve farklı özellikler tespit ederek, aynı zamanda üst yetkinlikler için gerekli eğitim eksikliğinden kaynaklanan problemleri ortaya çıkartıyoruz.
Özetle, bir iş analizi sürecinin yaratılmasında bütün bu gereksinmeleri karşılayacak tarzda tasarlayıp, analizin süreci iletişimi geliştirmeyi, değişikliğe uyum sağlamayı, çalışanca kolay anlaşılır olmasını sağlıyoruz.
Eğitimin Değeri
Kurumların en önemli değeri, çalışanlarına bilgili seviyesi ve bilgiye ulaşmada gösterdiği çabadır. Çalışanların iki kulağı arasındaki bilgi dünyasını geliştiren sadece bilgiyi bilmek değil, bilgiyi bilemeyi de sürdürmek olacaktır.Neden mi?
Tüm uzmanlar işlerin etkin yapılabilmesi için gereksinme duyacağımız bilginin hızla-yaklaşık olarak üç yılda bir değişeceğini söylüyorlar.
Bu öğrenme gereksinmesi bizlere, kuruluşların gitmesi gereken yön olarak gösterilen "Öğrenen kurum" gibi bir iş teriminin doğmasına yol açtı.
Bugün olduğu gibi yarında; kuruluşlar işin yapılması için çalışanlarına çeşitli araçları sağlarken, çalışanlarda bu araçları en etkin bir şekilde kullanıp yenileştirmek için gerekli bilgi geliştirecektir.
Bugün çalışanına yardım eden ve sürekli eğitim yoluyla onları performansının dorukta tutan kuruluşlar yarın çalışılmak için tercih edilen kurumlar olacaktır.
Unutmayalım... Gelecekte ücret paketlerinde nakit paradan değil, aynı zamanda, kişisel gereksinmelerine uygun çeşitli seçeneklerden oluşacaktır.
Kendini Yönetme Eğitimleri
İş hayatımızda ki yoğunluklar bizleri bazen bunaltıcı duruma getirebilir. Bazen çok fazla görevler, yoğun iş yükü, düzensiz iş gelişleri, yöneticilerin zamansız ve plansız istekleri, bazen de yetiştirilmesi gereken raporlar, yapılması gereken müşteri ziyaretleri, hedefler, kotalar, yetişecek projeler… Vesaire vesaire. Of offfff.Özel yaşantımızda da benzer yoğunluklar oluşabilir. Evin taşınması, çocuğun öğretmeni ile konuşma, banka işleriniz, tatil planlarının gerçekleştirilmesi, aile bireylerin isteklerini yerine getirme, kredi kartı ekstrasının incelenmesi... vesaire vesaire of offff.
Sadece çalışma hayatımızda yaptığımız "şey"ler her ne kadar "iş" olarak görünüyorsa da aslında özel yaşamdaki yaptıklarımız da çoğu zaman bizler için "iş" dir.
Tabi ki bütün bu işleri (iş ve özel yaşantı) yoluna koymak için gerçekten iyi bir metot ve üretkenlik gerekecektir.
İşleri bitirmede ki rahat ve olumlu olamama durumunda, kontrol sistemlerimiz ve üretkenliğimiz korumak ve artırmakta mümkün olamayacaktır.
Bu eğitim programın amacı ;
Kurum içinde bireyin başarılı çalışması ve yazılı olamayan kurallarında içeren bir yaşam düzeni içerinde başarılı etkin çalışmalarındaki engelleri nesnel halde tespiti...
Kalabalığa Karşı Konuşma ve Sunum Teknikleri Eğitimi
İnsan hayatı, bir toplumun içinde mevcuttur. Bu toplumda her an insanlarla iletişim içindeyiz. Konuşurken, yazarken, bakarken, her zaman bir iletişimle, bir sunumla karşı karşıyayız. Bir mağazayı tercih ederken bile tezgâhtarın davranışlarına bile önem veririz. Tezgâhtarın görünüşü, işteki ustalığı müşteriye karşı tavrı o mağazayı seçmemizde birinci derecede etkilidir. kıyafetler güzel ve kaliteli olabilir; ancak onu sunan bunu gerektiği gibi sunmuyorsa ne kadar kaliteli olsa da asla bir daha orayı tercih etmeyiz.Sunumlarımızı satış, motivasyon, formal ve biçimsel amaçlar için hazırlayabilir ve sunabiliriz.
Duyduklarımızın %20'sini,Gördüklerinizin %30'unu,Görüp duyduklarımızın %50'sini, Söylediklerimizin %70'ini,Yaptıklarınızın %90'ını, akılda tutabildiğimiz kanıtlanmıştır.
Başka bir araştırmada ise, bir mesajı tutarlı yapan şeyin ne olduğunu araştırmıştır. Vardığı sonuçlar üç unsuru ortaya koyar. Söylenen söz, duyulan ses, izlenen görüntü
Araştırma, aynı zamanda bir mesajın tutarlı olması için bu unsurların mesaj içinde doğru oranlarda yer alması gerektiğini de ortaya çıkarmıştır....
Satışın Pin Kodları
Müşteri istekleri ve tercihleri hızla değişiyor. Pazarda gelişmeler yıllara göre daha belirsiz durumda. İletişim ve pazarlama teknikleri o kadar yaygın kullanılıyor ki artık sadece müşterimizin değil aynı zamanda tüketicinin aklını karıştırmış durumda. Teknoloji o kadar hızla gelişiyor ki bazen müşterilerimizin bizlerden daha teknolojiye yatkın olduklarını ve daha hızlı yeni teknolojilere geçtiklerini görebiliyoruz.Peki satışta neler değişiyor? Yeni gelişimlerde çağı nasıl yakalayabiliriz?
Evet, temel satış teknik eğitimleri herkes almalı ve bu meslek dallını kendine meslek edinmek isteyenler ise bir ileri aşamada teknik eğitimlerine devam etmeli ve kendini geliştirmeli. Satış becerilerinizi geliştirebilirisiniz çünkü satış bir davranış disiplini ve sistemidir. Satış becerisi de tamamen davranışsaldır.
Satış ve satış teknikleri ile ilgili birçok kitap, seminer ve eğitim görebilirsiniz. Hatta bu aldığınız bilgiler ile kendinizde bunları kendinize örnek alarak veya taklit ederek bir öğrenim görebilir ve kendinizi geliştirebilirsiniz.
Ancak farklı olarak ta eğer bu mesleği sever ve tekniklerin üstüne kendi stilini gerçekleşmiyorsanız o zaman başarılı olabilirisiniz. Eğer eğitim ve tekniklerin dışında bu değerleri koyamıyorsanız temel ve standart satış yaşamı ile mesleğinize...
İleri Merchandising Eğitimi
İleri Merchandising Eğitimi'nin kelime anlamı "satış geliştirme yöntemi"dir. Ama ülkemizde, perakende noktalarında yapılan aktivitelerin bir kısmı olarak sınırlandırılmıştır.Satış alanları içinde ürünlerin sergilenmesi; "doğru ürün seçimi, doğru yerlerde, doğru satış trendine göre raf payı" markaların ve perakendecinin sihirli kuralı haline gelmiştir. Perakendeciler aracılığıyla tüketiciye ulaşan markaların, son yıllarda üstünde durduğu en önemli konulardan birisi, alan yönetimidir. Pazarlama dalında buna merchandising demektedir.
Kısaca Merchandising, üretici-perakendeci-tüketici arasındaki zincirin halkalarının oluşmasında en önemli etkendir. Marka'nın perakende noktasında olumlu bir imaj sergilemesi için önemli bir araçtır.
Merchandising’in amacı markalara satış noktalarında hizmet desteği vermek ve raf satış hızını artırmaktır. Bu kapsamda market, süpermarket, hipermarket, zincir mağazalar, showroom ve bayiler gibi toplu alışveriş merkezlerinde raf düzenleme (tanzim/teşhir), raf ve ürünlerin temizliği, "face" sayısını kontrol, stok ve raftaki ürünlerin sayısını kontrol, rakipler hakkında bilgi toplama ve tüketicilerin ürüne yönelik davranışlarını gözlemleme gibi etkinlikler merchandising elemanları...
Müzakere Teknikleri
Müzakere bir takım şeyleri elde etmek için kişilerin sizin istekleriniz doğrultusunda düşünmelerini sağlayan ve odaklayan bilgi ve çaba alanıdır. Müzakerenin sonucunda her iki taraf uzlaşma sağlanması amaç edinilmiştir. Yaşamımızda farkında olmadan birçok konuda kişisel edinimlerimiz için uzlaşma sağlarız veya paylaşımlar yaparız. Sizlerde küçük bir çocukken bir oyuncağınızı birileri ile paylaşmış veya aile ortamını da birçok paylaşımlar yaşamışsınızdır. Bunların hepsi aslında uzlaşmadır ve bu genellikle içgüdüseldir.Müzakerenin temeli uzlaşmadır. Uzlaşmanın amacı ise kazan - kazan yöntemidir.Yani müzakere yaparken kazanmayı hedefliyorsak aynı zamanda her iki tarafında kazanmasını sağlayacağı noktaya gelinmesini sağlamalıyız.. Eğer hiç kimse uzlaşmayı başlatmaz ise de sonuç kayıp=kayıp olacaktır. Eğer bir taraf uzlaşmaya başladı ise de bu sefer sonuç kazanç=kayıp olacaktır. Bu müzakere ve uzlaşmada amaç kendi isteklerimiz ile karşı tarafın istekleri arasında ortak bir nokta bulmaktır. Her iki taraf eşit ve dengede bir menfaat ve fayda sağladığı taktirde ticari ilişki devam uzun süre devam edebilecektir.
İş yaşantımızda müzakerelerimizi 4 aşama ile yönetmeniz gerekir.
Sizlerle
Bundan yaklaşık 3500 yıl önce uygarlık Hititlerin sadece yaşadıkları değil tüm dünya tarihine başkenti Hattuşi’de (bugünkü Boğazköy) yapılan kazılarda birçok çivi yazısı tabletler ortaya çıkarıldı ve çıkarılmaya devam ediyor.Ortaya çıkarılan bu tabletlerde birinde Sümer uygarlığından olduğu anlaşılan bir tablette “Boş vakit geçirdik, neye yaradı” ve “ Biliyorsan niye öğretmiyorsun” gibi Sümer atasözleri günümüzdeki dile çevirisi yapılmıştır.
Bu anlatımın sayfamız ile ne ilgisi var diye düşünebilirsiniz?
Bundan 3500 yıl önce bilginin paylaşılmamasının ne kadar garip geliyorsa bu kadar kolay ve hızlı iletişimi olduğu böyle bir dönemde paylaşılmaması da garip olur bizce.
Bilgi ve öğrenme öyle bir olgu ki paylaşılmadığı takdirde elde edilemiyor ve çoğalmıyor. Geçmiş yıllardan günümüze kadar ulaşmış tüm bilgilerin zaten o tarihlerde paylaşılması sayesinde ulaşmış değil midir? Bu 3500 yıl öncede böyle idi bugün içinde böyle.
Paylaşmak amacıyla bu bölümde "iş yaşantımızda" birçok ihtisas konusunu hep birlikte paylaşacağımız bir köşe yaratmak istedik. İleriki sayfalarımızda;
Bizden Haberler
Şubat.2009 tarihi bizler için önemli bir tarihti. Bu tarihte artık sevdiğimiz işi sevdiğimiz şekilde yapmaya karar verdik. Yola tek başımıza çıkmış gibi görünüyoruz ama profesyonel yaşamdaki birçok meslektaşımız ve arkadaşlarımız bizleri uzaktan da olsa tüm dikkati ile inceliyor görüyoruz.Gerçekten başarılı işler çıkarmamızı bekliyorlar. Başarılı işler çıkarması ile onlarda cesaret alacaklarını biliyoruz. Hepsi kendi dalında uzman olan meslektaşlarım ve arkadaşlarım sanırım biraz cesarette ihtiyaçları var. Eğer yaptığımız işler ile onlara da cesaret verebilirsek çok mutlu olacağız. Ağustos.2009 Sevgilerimizle…
Bizden haberler Abonelik işlemleri
Abone olmak size neler sağlayacak?
Yeni mesleki kitap haberleri, iş haberleri, Blog platformundaki tüm yorumlar ve değişimler mail adresinize güncel olarak gönderilecektir. Ayrıca Duray’duray danışmanlıktaki yeni gelişimlerden haberdar olacaksınız.
Önemli! Abonelik işlemlerinizin tamamlanması için aşağıdaki bilgileri infonqduraydanismanlik.com adresine gönderiniz.
Ad, Soyad, Adresiniz, Şehir, Ülke, Mail adres, Web adres, Telefon, Mobil Gsm, Fax, Mobil telefon, Yas, Sektörünüz, Kuruluşunuz, Kariyeriniz
Düşündürenler...
Söyleyeni kendi hayat tecrübesi ve başarılarla dolu, tecrübelerini kısa, anlamlı sözler bizlere çok şey anlatırlar bazen. Bizlere bireysel ya da toplumsal bir ilke, bir görüş, bir kanıyı en kısa yoldan anlatır. Anlattıkları bu bir veya birkaç cümle bir yaşam deneyimine ve bir gözleme dayandırılır. Bunlar bazen bir icaz sanatı olan vecizeler kimi zaman atasözleri kimi zaman bazı kitaplar olabilir.Bizlere ilham veren, düşündüren bu eserler ve sözler yaşantımızda çoğu zaman felsefemiz olur.
Sizlerle bu köşede bizlerde anlam ifade eden sözleri sizlerle paylaşmak istedik. Bu paylaşımın karşılıklı olmasını diliyoruz.”Duray’Duray Blog” ta “Anlamlı Sözler” de iş yaşantımızı felsefe olacak vecize ve atasözlerini paylaşmak isterseniz.
Küçük cümlelere büyük anlam katanlar
"Nesneler değişmez; biz değişiriz"– H.David Thoreau
"Rüzgârın yönünü değiştiremiyorsan yelkenlerini rüzgâra göre ayarla" –Xsentos
"Yapacaklarınız hayal ettiklerinizle sınırlıdır". - Arthur C.Clarke
Minik Hikâyelerin Gücü
Sohbetlerde sırasında hikâye anlatma ve dinleme geleneği sanırız insanlık tarihi kadar eskidir. Bu gelenek özellikle bizim kültürümüzde ve coğrafya eskiden olduğu gibi ileride de her zaman olacaktır. Dinlediğimiz ve anlattığımız birçok hikâyenin her zaman ayrı bir önemi, güzelliği ve tadı olmuştur. Bu minik hikâyeler ile kendi duygularımızı açığa çıkarmak ile aynı zamanda etrafımızda, takım ruhunu destekler, güven, bağlılık ve ilham yaratır.Genellikle analitik düşüncenin hakim olduğu çalışma hayatımız da; hikayelerin çoğu zaman hayal gücünü, yaratıcılığı, ve yeni düşünceleri desteklediğini göreceksiniz. Bu minik hikayeler çalışma ortamının soğukluğunu giderir, yeni ve farklı bir enerji yükler ve sinerji (görevdeşlik) oluşturur. Kurumsal dokümanların içinde soğuk ve ruhsuz duran "misyonumuz", "vizyonumuz","değerlerimiz" ve "ilkelerimiz" gibi ifadelere anlam yükler ve onları canlandırır.
Müşteriye satış raporlarını sunmak ve ürün özelliklerini anlatmak yerine, ürün veya hizmetlerle ilgili müşteri deneyimlerini anlatmak çok daha ikna edici olduğunu düşünüyoruz. Bizlere gelen misafirler veya müşterilerle yapılan kısa şirket tanıtım turların da; şirketin, kurucusunun, ürünlerin, hizmetlerin, çalışanların ve müşterilerin hikâyelerini kapsayan bir paylaşımın gücü, teknik sunumlarından, reklâmlardan çok daha etkili olur öyle değil mi?
İz Bırakan Eserler
Sevgili kitapseverler sizlere iki haberimiz var. Biri iyi diğeri de biri kötü. İlk önce iyi haber diyelim. Ülkemizde okur sayısında kitapseverlerin her gecen gün artığı geçen yılla göre %15 daha fazla basım yapıldığı bu artışın ileriki günlerde de devam etmesi beklendiği dile getiriliyor. Bu iyi haberdi.. Kötü haber ise hala daha okur sayısının yetersizliğinin diğer gelişmiş ülkeler ile açık ara az olması. Bugün Japonya da kişi basına yıllık 25 kitap düşerken ülkemizde yılda 6 kişiye 1 kitap düştüğü ile ilgili.Kitapseverin okur sayısının daha hızlı artmaması kaygılarına karşın farklı bir görüşe göre; Günümüzde İnternet hayatımıza o kadar girdi ki artık kitaplara o kadar ihtiyacımız yok. İnternette arama motorları ile çok daha hızlı ve kolay bilgiye ulaşılabiliniyor. Bizler kitapsever ve okurlarının kaygılarına katılıyoruz. Tabi ki internet ile bilgiye ulaşmada avantajlarını yok sayamayız. Ancak gerçek bilgiye ulaşma yollarında bilginin derinliğine inmediğiniz ve/veya özümsemediğiniz andan itibaren sahip olacağınızda unutmayın. İşte arama motorları ile kolayca ulaştığınız web sayfaları size bu derinliği hiçbir zaman vermeyecektir.
İş yaşantımızdaki mesleki kitap ve eserlerin önemine gelince de; Eğer hayatınızda mesleki kitaplarınız yoksa ve hiç okuyamıyorsanız işimiz oldukça zor hale geliyor demektir.
Anket Sistemimiz
İnsanlara bir başlık altında bazı şeyler sorulduğunda farklı düşünce ve görüşlerin oluşmasında aklın oluşturduğu (bilmek-kanaat-görüş-tecrübe vb.) ile duyguların oluşturulması (ülkü, inanç vb.) arasında karar verirler.Bu kararlarına göre de çoğu zaman hareket ederler.Biz bu sayfada farklı alan araştırma ve anketleri sizi ile paylaşmak istiyoruz.
Soruları anlayacağı tarzda kısa, açık ve kesin olmasına özen gösterdik. Anketlerin hazırlanmasında dallında olan uzmanlardan kişilerden de yardım aldık.
Anket soruları hazırlamasında iki ayrı yanıtlama teknik kullandık. Bir kısım katılımda seçeneklerde kendiniz derecelendirme yaparken aynı zamanda kendi neticenizi de testin sonunda görebileceksiniz. Diğer yöntemde ise şıklar arasından bir tercih yapacaksınız. Anket katılımları kişisel ve kurumsal olarak iki ayrı link (ilişim) girişi ile değerlendirmeye alınacaktır.
Bu anket sistemine katkıda bulunurken;
Kişisel katılım için lütfen Kişisel anketler linkini tuslayınız.
Çalıştığınız kurumunuz veya bizler tarafından şifre verilerek;
Ankette yönlendirme yapılmış ise kurum anketleri tuşlayınız. Katılım ve paylaşımınız için teşekkür ederiz.
DANIŞMANLIK
- Niçin danışmanlık
- Süreç yönetimleri
- Çalışanlara misyon vermek
- İşe alma ve alıştırma
- Ticari pazarlama
- Stratejik planlama
- Zincir mağazalar stratejisi
- Ho.Re.Ca stratejileri






